Türk Kahvesi – Hep Var ve Hep Bizimle

600 yıldır bu topraklarda içilen Türk kahvesi herhalde en fazla anlam yüklenen, en çok konuşulan ve hikayesi olan bir içecek olarak sürekli hayatımızda. Geçtiğimiz hafta yaşadığımız zorunlu kar tatilinde de evimizden ve elimizden eksilmeyen kahveyi, özünde barındırdığı nice anlamları ve beyinde yarattığı hikayeleri ile birlikte anımsayalım ve en önemlisi okurken bu yazıdan keyif alalım…     

Her ne kadar uyarıcı etkisi, dinç hissettirme gibi fiziksel özellikleri öne çıksa da, kahvenin duygusal etkisi çok daha güçlü. Kahve günlük bir ritüeli oluşturuyor ve günün yoğunluğu içinde kişinin kendine ayırdığı ‘özel bir anı’ temsil ediyor. Kahve bir ‘keyif’ ortamı yaratan ve paylaşılan anı zenginleştirerek samimiyet katan ‘sihirli bir iksir’. Kendine has ‘özel’ kokusu, kahveyi diğer içeceklerden ayrıştıran ve kahve ile kurulan ilişkiyi güçlendiren önemli bir uyarıcıdır.

Türk kahvesi gün içinde keyifli bir ‘kaçamak’- O bir ‘özgürlük’

Kişiyi rutininden kurtaran, rahatlatan ve dinlendiren küçük bir ‘kaçamak ya da mola’. Rahatlık ve mutluluk sağlarken, ‘özgürlük’ de hissettiriyor. Bu nedenle, kahve hep keyif anları ve ortamlarıyla örtüştürülüyor.

Türk kahvesi kişinin kendine zaman ayırması için bir ‘bahane’… ‘O bir ‘ödül’

Türk kahvesi kişinin kendisini mutlu etmesi, özgür kılması için aslında bir ‘bahane’ olarak karşımıza çıkıyor. Kahve, kişinin çeşitli bahanelerle kendisine verdiği bir ‘ödül’, mükafatlandırmadır. Yaşam içerisinde, kısa bir zamanda da olsa insanın kendini şımartması ve yaptığı işten sonra  “oh, aferin bana” diyebilmesidir. Türk kahvesi ile kendini ödüllendirme kadınlarda biraz daha belirgindir.

Kahve bahane ‘sohbet’ şahane

Türk kahvesi çoğunlukla ‘sohbet’i ve dostlarla birlikteliği çağrıştırıyor. Muhabbet ile Türk kahvesi ayrılmaz ikili durumunda. Eşle, arkadaş, komşu ve dostlarla sohbet edilmek istendiğinde, ‘hadi yap bir kahve içelim’  ya da ‘hadi kahve içmeye gidelim’ cümleleri kalıplaşmış durumda.

Türk kahvesinin kısa sürede içilebilir olması, kısa sohbetlerle koşuşturmalı metropol hayat temposuna uyum sağlıyor. İş arasında birlikte çalışılanlarla, sabah boş kalındığında komşularla, dışarıda Cafelerde dedikodu yaparken arkadaşlarla, geceleri de çoğunlukla eşlerle Türk kahvesi içerek sohbet ediliyor.

Türk kahvesi ‘özel’ bir içecek, herkesle içilmez’ ‘Samimi olanlarla ‘paylaşım’dır.

Türk kahvesi beraberliği ve samimiyeti sağlar. ‘Paylaşımın’ temsilidir. Bununla birlikte özel bir içecek olduğu için herkesle içilmez, ancak samimi olan kişilerle, dostlarla ve komşularla içilir. Türk kahvesi özünde ‘seçicilik’ barındırıyor. Yalnız içilen kahve kişiyi dinlendirse de, kahvenin keyfi birlikte içildiğinde daha güçleniyor.

Kahve beraberliğin ve samimiyetin ortak noktası

Var olan sosyal ilişkilere bahane olarak kahve içmek için arkadaşları davet etmek, samimi bir sohbet ya da günlük olayları paylaşma ihtiyacının bir göstergesi. Bu anlamda, yakın dostlar arasında kısa buluşmaların, ‘dedikoduların’ vazgeçilmez içeceği.

Türk kahvesi alışıldık bir içecek olmanın dışında, bir ‘kültürü’ temsil ediyor. Türk yaşam tarzındaki derin etkisiyle Türk kahvesi, misafirperverlik ve arkadaşlığın işareti olarak merkezi bir rolde.

Özellikle misafir ağırlarken, kız isterken, ve bayram ziyaretlerinde Türk kahvesinin rolü tartışılmaz. Türk kahvesi adeta bir ‘seramoni’.

Fala inanma, falsız da kalma

Kahve falı’ bakmak ya da baktırmak, Türk kahvesinin önemli ritüellerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Kadın, erkek ya da genç, yaşlı gözetmeksizin Türk kahvesiyle özdeşleştiği belirleniyor.  Türk kahvesi içenler çoğunlukla, fal baktırmayacak bile olsalar, fincanı direkt kapatıyorlar. Bu hareketi  otomatik olarak yaptıkları gözlemleniyor.