Beden duyumları, vücudumuzdaki farklı duyusal deneyimleri tanımlar. İnsanlar yaşamı ve çevreyi algılamak için görme, koku alma, tat alma, dokunma ve işitme organlarını kullanır. Bu algılamalar, çevresel uyarıları anlamamıza ve buna yönelik tepki geliştirmemizi sağlar.
Beden duyumları, bireyler arasında değişkenlik gösterebilir. Her insanın duyuları deneyimleme ve buna yönelik algı oluşturması kendine özeldir. Örneğin, bazı insanlar yüksek bir ses karşısında daha hassas bir tepki gösterebilirken, diğerleri daha yoğun tepkiler verebilir. Bugün nitelikli bilgi sağlamak açısından beden duyumları gündelik yaşamda birçok alan içerisinde aktif bir şekilde ölçülmektedir.
Finlandiya Turku Üniversitesi’nde görme duyusu ölçümü ile bir araştırma gerçekleştirildi. Araştırmacılar, görsel sanatları izlemenin duygularımızı nasıl etkilediğine odaklandı. Çalışma da sanat eserlerini izlerken deneklerin göz hareketlerikaydedildi.Çalışmaya farklı ülkelerden toplam 1.186 kişi katıldı ve 300’den fazla sanat eserinin uyandırdığı duyguları da değerlendirmeleri istendi.Araştırma sonucunda;
Profesör LauriNummenmaa:”Sanatın uyandırdığı bedensel duyumlar, duygulara katkıda bulundu ve bedenin sanat eserine tepkisi ne kadar güçlüyse, kişinin yaşadığı duygular da o kadar güçlüydü.” ifadesini kullandı. Bulgular ise estetik deneyimin vücudun duygusal tepkisini nasıl etkileyebileceğini ortaya çıkardı.
Beden duyumlarını ölçerek araştırma yapmak bizlere yüksek güvenirlik sağlıyor. Yine ölçümler, bilimsel araştırmalardan, pazarlama yöntemlerine kadar birçok önemli konuda kolaylık sağlıyor. Pazarlama dünyasında bir bireyin duyusal deneyimlerini anlamak ve belirli ihtiyaçlara uygun çözümler bulmak mihenk taşlarından biri iken beden duyum ölçümü teknolojisi sayesinde deneyimi benzersiz olan her bireyin algılama ve duyumlarına yönelik veri sağlanabiliyor.
Sonuç olarak, beden duyumlarının ölçülmesi, pazarlama dünyasında önemli bir araç olabilir. Bilim insanlarının bu konuda titiz davrandıkları söylenebilir. Ancak bu ölçümlerin etik yönergelerle uyumlu şekilde kullanılması ve katılımcıların gizlilik haklarının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu hassasiyetleri önemsememek ise uzun vadede problem yaratabilir. İşte bu sebeple etik ilkeleri göz önünde bulunduran araştırmacılar ile çalışmakta fayda var.
Referans:
Psikolog Merve Altındağ
“Bodilyfeelingsandaestheticexperience of art” byLauriNummenmaa et al. Cognition&Emotion