Nöropazarlama ile Etkili Web Tasarımı: Kullanıcı Deneyimini Geliştirmek İçin İpuçları

Dijital dünyada rekabetin giderek arttığı günümüzde, kullanıcı deneyimini (UX) iyileştirmek, bir markanın öne çıkması için kritik önem taşıyor. Nöropazarlama, kullanıcıların karar alma süreçlerini ve site üzerindeki etkileşimlerini daha iyi anlamamızı sağlayarak, web tasarımını optimize etmede güçlü bir araç sunuyor. Peki, nöropazarlama ilkelerini kullanarak web tasarımında nelere dikkat edebiliriz? Renkler, kullanıcıların siteyle olan duygusal bağını etkileyebilir. Örneğin, mavi güveni temsil eder ve finans ya da sağlık sitelerinde sıklıkla tercih edilir. Kırmızı, aciliyet hissi uyandırır ve satış ya da indirim çağrılarını vurgulamak için kullanılabilir.

Renklerin hem genel psikolojik etkilerini hem de sektörünüze uygunluğunu göz önünde bulundurarak renk paletini oluşturun. Ayrıca, CTA butonlarında site genelinden farklı bir renk kullanmak, o butonun daha fazla dikkat çekmesini sağlar.

“Sadelik İlkesi”

Web sitenizin görsel ve içerik anlamında aşırı yüklü olması, kullanıcıların dikkatini dağıtabilir. İnsan beyni, sınırlı miktarda bilgiyi aynı anda işleyebilir. Nöropazarlama bu noktada devreye girerek, kullanıcılara daha basit ve temiz bir arayüz sunmanın, dönüşüm oranlarını artırabileceğini öne sürüyor.

Gereksiz içerik ve görselleri azaltarak sade bir tasarım oluşturun. Ziyaretçilerinizin yalnızca belirli bir yolda ilerlemesini sağlayacak basit, anlaşılır bir navigasyon sistemi kurmak, onları site içinde daha uzun süre tutacaktır.

Mikro Etkileşimleri Kullanın;

Mikro etkileşimler, kullanıcının bir düğmeye bastığında ya da imlecini belirli bir alana getirdiğinde tetiklenen küçük animasyonlar ya da geri bildirimlerdir. Bu etkileşimler, kullanıcıya her adımda doğru bir şey yaptığını hissettirerek onları sitede tutar ve işlemlerini tamamlamaya teşvik eder.

Butonların üzerine gelindiğinde renk değişimi veya hafif bir hareket eklemek gibi küçük detaylarla, kullanıcıların siteyle olan etkileşimlerini güçlendirebilirsiniz.

Sosyal Kanıt Unsurlarına Yer Verin;

Nöropazarlamada sosyal kanıt ilkesi, insanların başkalarının davranışlarından etkilenme eğilimini ifade eder. Web sitenizde kullanıcı yorumları, müşteri başarı hikayeleri ya da sık kullanılan ürünler gibi sosyal kanıt unsurlarına yer vermek, ziyaretçilerin güvenini kazanmak için etkili bir yöntemdir.

En çok satan ürünlerinizi ya da kullanıcı yorumlarınızı ana sayfada veya ürün sayfalarında belirgin hale getirin. Böylece potansiyel müşterilerinizde güven duygusunu artırabilirsiniz.

Duygusal Bağlantılar Kurun: Hikaye Anlatımına Yönelin;

İnsanlar hikayelerle daha iyi bağ kurar. Web sitenizde duygusal bir hikaye anlatımı sunmak, kullanıcıların ilgisini çeker ve onları markanıza daha fazla bağlar. Nöropazarlama araştırmaları, bir hikayenin beyin üzerinde görsel ve duygusal bir etki bırakarak daha güçlü bir etkileşim sağladığını gösteriyor.

Hakkımızda sayfasında markanızın hikayesini anlatabilir ya da ürünlerinizi tanıtırken onlara dair hikayeler sunabilirsiniz. Bu, markanıza insan dokunuşu katacak ve kullanıcıların daha uzun süre sitede kalmasını sağlayacaktır.

Sonuç olarak, nöropazarlama teknikleri, kullanıcı deneyimini geliştirmek için pek çok yenilikçi ve etkili yöntem sunuyor. Göz izleme, renk psikolojisi, mikro etkileşimler ve sosyal kanıt gibi unsurlar, kullanıcıların site ile daha güçlü bir bağ kurmasını sağlıyor. Dijital dünyada, nöropazarlamanın gücünden yararlanarak kullanıcılara daha ilgi çekici ve akılda kalıcı bir deneyim sunabilir, böylece dönüşüm oranlarınızı artırabilirsiniz.

Referans: Psikolog Merve Altındağ

Bozoklu, Ç. P., & Alkibay, S. (2017). Nöropazarlama reklam tasarımı ve etik. Ankara: Siyasal Kitabevi.

Bayır, T. (2021). Tüketicinin kara kutusunu anlamak: Geleneksele karşı nöropazarlama araştırma yöntemleri. Tarih Okulu Dergisi.

Etiketler: #nöropazarlama, #nörobilim, #blog

Nöropazarlama Teknikleri UX Sürecini Nasıl Kolaylaştırır?

Kullanıcı deneyimi (UX), bir kullanıcının bir markanın ürün veya hizmetiyle olan etkileşimlerini kapsar. Bu etkileşimler, web sitesinde gezinmekten mobil uygulamayı kullanmaya kadar geniş bir yelpazeyi içerir. UX, belirli amaçlar doğrultusunda kullanıcıların gerçekleştirdiği görevler ve bu süreçlerde yaşadıkları deneyimler üzerinde odaklanır. Bilgiye erişim kolaylığı, iyi yapılandırılmış bir bilgi mimarisi, anlaşılır ve sezgisel gezinme, öğrenme hızı ve görsel tasarım gibi unsurlar UX’in temel bileşenleridir.

Eye tracking ve mobil EEG gibi nöropazarlama teknikleri, UX (Kullanıcı Deneyimi) ve UR (Kullanıcı Araştırması) süreçlerini daha derinlemesine analiz etme ve kullanıcıların bilinçli veya bilinçsiz tepkilerini anlama açısından büyük avantajlar sunar. Bu teknikler, kullanıcıların ürünlerle veya hizmetlerle nasıl etkileşime geçtiğini, hangi özelliklerin dikkat çektiğini ve kullanıcıların hangi noktalarda zorluk yaşadığını daha objektif bir şekilde ortaya koyabilir.

Göz izleme, (Eye tracking) genellikle yazılıma entegre edilen ve neredeyse gerçek zamanlı olarak otomatik olarak hesaplanan bir dizi ölçümü içerir. Bu ölçümler, araştırmacılara tüketicilerin dikkatini hangi noktalara yönelttiğine dair detaylı bir tablo sunar. Bu verilerden yararlanan pazarlamacılar, tüketicilerin pazarlama mesajlarına veya marka uyaranlarına hem bilinçli hem de bilinçsiz tepkilerini anlamaya yönelik önemli ipuçları elde etmeye çalışır.

Eye tracking, bir web sitesinde veya uygulamada hangi alanların kullanıcıların dikkatini çektiğini belirler. Örneğin, bir kullanıcı ilk olarak hangi butona bakıyor ya da bir formun hangi kısmında takılı kalıyor? Bu bilgiler, kritik öğelerin doğru yerleştirilmesini sağlayarak daha etkili bir kullanıcı deneyimi oluşturur. Eye tracking, kullanıcıların bir görevi yerine getirirken zorlandıkları yerleri doğrudan tespit eder. Örneğin, bir butonu bulmakta zorlanırlarsa, bu görsel karmaşıklığa işaret eder.

Mobil EEG, kullanıcıların beyin aktivitelerini ölçerek, ürünle etkileşim sırasında verdikleri duygusal tepkileri ve bilişsel süreçleri anlamayı sağlar. Mobil EEG ile kullanıcının bilişsel yükü (bir görevi tamamlarken ne kadar zihinsel çaba harcadığı) ölçülebilir. Daha düşük bilişsel yük, daha iyi bir kullanıcı deneyimine işaret eder. Mobil EEG, kullanıcıların bilinçli olarak ifade etmedikleri ama beyin aktiviteleriyle ölçülebilen tepkilerini ortaya koyar. Bu, klasik kullanıcı araştırması yöntemlerine göre daha derin ve nesnel bir veri sağlar.

Eye tracking ve mobil EEG gibi teknikler, geleneksel UX ve UR yöntemlerinin ötesine geçerek, kullanıcıların bilinçli ve bilinçsiz tepkilerini derinlemesine analiz etmeye olanak tanır. Bu da daha etkili, verimli ve kullanıcı merkezli ürünler geliştirilmesi için önemli bir zemin oluşturur.

Referans: Psikolog Merve Altındağ

Uyar, A., & Uyar, K. (2024). GÖZ İZLEME (EYE TRACKING) ANALİZ YÖNTEMİ İLE DOĞAL BAL TEMALI REKLAMLARIN ETKİNLİĞİNİN İNCELENMESİ. Uludağ Arıcılık Dergisi, 24(1), 126-141.

Hamurcu, A. (2014). Türkiye’de kullanıcı deneyimi tasarımının doğuşu ve gelişimi sürecinde endüstriyel tasarımcıların rolü. UTAK 2014 Bildiri Kitabı Eğitim, Araştırma, Meslek Ve Sosyal Sorumluluk,(10-12 Eylül 2014).

Etiketler: #nöropazarlama, #nörobilim, #UX, #blog

KULLANICI DENEYİMİ ve NÖROPAZARLAMA

Tarih boyunca, insanı odak noktasına alarak ilerleyen yaklaşımlar, verimliliği artırmak ve daha iyi bir ürün, hizmet veya arayüz sunmak amacıyla benimsenmiştir. 1993 yılında Donald Norman tarafından geliştirilen bu kavram, son kullanıcının bir şirketin, hizmetlerin ve ürünlerin her yönüyle etkileşimini içerir. Mobil uygulama indirme kararından başlayarak, uygulama ile karşılaşma, etkileşime geçme, uygulama bileşenlerini kullanma ve uygulama indirme amacının gerçekleşmesi gibi aşamalar, bir kullanıcı deneyimi sürecine örnektir. Kullanıcı deneyimi pratiği, insanların yaşadığı bu deneyimi geliştirmeye odaklanır. Yüksek kaliteli kullanıcı deneyimi sağlayabilmek için hizmetin, mühendislik, pazarlama, grafik, endüstriyel tasarım ve etkileşim tasarımı unsurlarını bir araya getirmesi gerekir. Kullanıcı deneyimi, bireyin bir markanın ürünü veya hizmeti ile etkileşimlerini kapsar.

Kullanılabilirlik bir ürünün veya hizmetin kullanımının kolaylığı, erişilebilirliği ve anlaşılırlığı üzerine odaklanır. Kullanıcıların hedeflerine ulaşmak için ne kadar etkili bir şekilde bir arayüzü kullanabildiğini değerlendirir. Kullanıcıların bir sistemle nasıl etkileşime geçeceğini planlar. Bu, kullanıcı arayüzü tasarımı, gezinme düzenleri, buton yerleşimleri ve diğer etkileşim elemanlarını içerir. Kullanıcıların ürünle olan etkileşimlerini inceleyerek ve analiz ederek kullanıcı davranışlarını ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışırlar. Bu, kullanıcı testleri, göz izleme çalışmaları ve geri bildirim toplama gibi yöntemleri içerir. Kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştırmak için bilgilerin düzenlenmesi ve sunulmasıyla ilgilenir. Kategorizasyon, etiketleme ve menü düzeni gibi unsurları içerir. Kullanıcı deneyimi tasarımcıları, potansiyel kullanıcıları anlamak ve onların ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmek için kullanıcı araştırmaları yaparlar. Bu, demografik analizler, kullanıcı profilleri ve pazar segmentasyonunu içerebilir. Kullanıcı deneyimini görsel olarak çekici hale getirmek için renkler, tipografi, grafikler ve diğer tasarım unsurlarını içerir. Görsel tasarım, marka kimliği ve kullanıcı arayüzü estetiğiyle ilgilenir.

Nörobilim araştırmalarını kullanıcı deneyimi tasarımına entegre ederek, ürün ve hizmetin kullanıcılar üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak mümkündür. Nöropazarlama ve kullanıcı deneyimi tasarımı arasında ortak noktalardan biri de neurodesign prensipleridir. Bu prensipler, görsel iletişimi, kullanıcı arayüzü tasarımını ve marka mesajlarını daha etkili hale getirmek için kullanılabilir. Nöropazarlama, duygusal tepkileri değerlendirmek ve anlamak için kullanılan metotlarla ilgilenir. Kullanıcı deneyimi tasarımında duygusal zekayı anlamak, tasarımın duygusal bağ kurma yeteneğini geliştirebilir. Kullanıcı geri dönüşleri, nöropazarlama verileriyle entegre edildiğinde, tasarımın üzerindeki etkilerimi daha iyi anlamak adına kullanıcıların duygusal tepkilerini değerlendirebilir. Nöropazarlama ve kullanıcı deneyimi işbirliği sayesinde, hizmetler ve ürünlerin yarattığı duygusal etkiler derinlemesine ve profesyonelce anlaşılabilir.

Referans: Psikolog Merve Altındağ

Pak, H., & Aydın, M. A. H. M. U. T. (2021). Kullanıcı Deneyimi.

Ustaahmetoğlu, E. (2015). Nöropazarlama üzerine bir değerlendirme. Business & Management Studies: An International Journal3(2), 154-168.

Etiketler: #nöropazarlama, #nörobilim, #kullanıcıdeneyimi, #blog

Müşteri Deneyimi (CX) ve Kullanıcı Deneyimi (UX)

ÖZET: UX, CX’in bir parçası mı? Yoksa CX genişletilmiş bir UX mi? Hangisi daha önce vardı?

Tüm işletmeler, müşterilere değer verdikleri bir deneyim sunmaya öncelik verir. UX ve CX’in inceliklerini anlamak, müşteriyle ilgili mükemmel politikalar oluşturmak için hayati önem taşır. İşte müşteri deneyimine karşı kullanıcı deneyimine ilişkin bir bakış açısı.

Potansiyel müşterinin her temas noktasında bir markayla nasıl tanıştığı önemlidir ve herhangi bir işletme için en büyük kazanç insan “ilgisidir”. Özellikle “eyleme dönüşen dikkat”. Daha geniş bir perspektifte, bir markanın müşterilerini kazanma ve elde tutma alıştırması boyunca, “müşteri deneyimi” ve “kullanıcı deneyiminden” tekrar bahsedildiğini duyacaksınız. İkisi bağlantılı mı? Herhangi bir düzeyde örtüşüyorlar mı? Müşteri deneyimi ile kullanıcı deneyimi öyküsünü nasıl tanımlarsınız?

Müşteri deneyimi ve kullanıcı deneyiminin ne anlama geldiğine hızlı bir bakış atalım;

Müşteri deneyimi (CX), müşterilerin markayla etkileşimlerinin her noktasında (sosyal medya, web deneyimi, mobil uygulama veya insan etkileşimi) elde ettikleri daha geniş bir deneyimi kapsar.

Müşteri deneyimi, ister ilk etkileşimsel izlenim, ister satın alma yapıp tekrar müşteri olmak olsun, bir müşterinin marka ve kuruluşla nasıl bir ilişki kurduğudur. ‘Mutlu müşteri = sadık müşteri’ mantığı etrafında dönen birçok küçük deneyimden oluşan daha geniş bir kavramdır. Bir markayla olumlu bir deneyime katkıda bulunacak her şeyi içerir. Bir işle ilgili duygu ve inançlarla ilgilidir. Müşteri deneyimi, bir markanın gerçekleştirdiği güven oluşturma egzersizidir ve yalnızca müşteri memnuniyetini kaydetmekle kalmaz, müşteri savunuculuğunu da artırır. Sürekli iş büyümesini besler.

Kullanıcı deneyimi (UX), kullanıcının bir markanın ürünü veya hizmetiyle olan etkileşimlerini içerir. Örneğin, web sitesinde gezinme ya da mobil uygulamada kullanım süreçleri gibi. Bu, belirli amaçlar ve karşılık gelen deneyimler için belirli görevler ile ilgilenir. Bilgi bulma kolaylığı, mimarinin düzgünlüğü, gezinme, anlama, kolay öğrenme ve görsel yapıyı içerir. UX, bir form doldurmak gibi bağımsız bireysel görevler içerir. UX, markanız için hedefler bulmak ve marka bağlılığını artırmak için kullanışlıdır. Bir işletmenin dönüşüm oranını artırmasına yardımcı olur ve yazılım geliştirmenin temel bir bileşenidir.

Daha iyi netlik için, UX ve CX farklılıklarını aşağıdaki alt başlıklara ayırdık:

1. Amaçlar ve Hedefler

Müşteri deneyimi, bir kullanıcının yolculuğunun her aşamasında bir müşteri memnuniyeti dalgası yaratmayı amaçlar. Ayrıca, bir müşterinin yolculuğunun herhangi bir noktasında iletmek istediği geri bildirimlerle de ilgilenir. Müşterilerin beyninde markayla ilgili olumlu bir etki yaratmakla ilgilenir ve bir marka deneyiminin tüm kanallarını içerir.

Kullanıcı deneyimi ise kusursuz, sorunsuz ürün deneyimlerine odaklanacaktır. Buradaki odak, müşteri sorunlarını çeşitli düzeylerde çözmektir. Amacı ürüne öncelik verirken, diğer taraftan da olumlu deneyimler yaratmak için bireysel ürün etkileşimleri yaratmaktadır.

2. Arka plan

Müşteri deneyimi çeşitli alanlarda çalışan ekiplere ihtiyaç duyar. Bunlar pazarlama, müşteri hizmetleri, satış ve iş analistlerinden kişileri içerebilir. Ayrıca, müşterilerin markanın ürün veya hizmetini nasıl algıladıklarını kontrol etmek için daha geniş ve kapsamlı araştırmalar gerçekleştirmeye ihtiyaç duyar.

Kullanıcı deneyimi teknik, tasarım ve hatta psikoloji alanında uzmanlaşmış ekiplerle çalışır. UX çalışmalarında, deneyimin belirli yönlerine bakıldığı için daha küçük araştırmalarla yetinilir.

3. Ölçümlemeler

Müşteri deneyimi, müşterilerin genel olarak duygularına odaklanır. Müşterilerin ne kadar memnun oldukları ve bir markayı başkalarına tavsiye edip etmeyecekleri ile ilgilenir. Müşteri memnuniyetini ölçmek için aşağıdaki metrikler kullanılır:

• Müşteri memnuniyeti – 1’den 5’e kadar bir ölçekte müşteri memnuniyeti puanları, müşteri memnuniyetini ölçmeye yardımcı olur. Bir müşterinin bir markadan duyduğu memnuniyet derecesini özetler.

• Net Promoter Score veya NPS – müşteri sadakatinin bir ölçüsüdür ve müşterilerin markayı başkalarına anlatmak isteyip istemediklerini yansıtır. Bu ölçümleme, müşteri geri bildirimlerini değerlendirmek için yaygın olarak kullanılır ve gelir kazancını veya kaybını değerlendirmeye yardımcı olabilir.

• Kayıp oranı ve elde tutma oranı – bu ölçümleme yöntemi, işletmenin belirli bir dönemde kaç müşteriyi kaybettiğini ve işletmenin belirli bir süre boyunca kaç müşteriyi elinde tutabileceğini değerlendirmeye yardımcı olur.

• Müşteri çaba puanı – işletmeler tarafından müşterilerin herhangi bir sorunu çözmesinin ne kadar kolay veya zor olduğunu ölçmek için sıklıkla kullanılan bir ölçüdür. Ayrıca, belirli bir sorunun neden oluştuğunu ve nasıl çözülebileceğini değerlendirmeye de odaklanır.

Kullanıcı deneyimi, temel olarak kullanılabilirliği test eder ve aşağıdaki skorlarla ölçülebilir:

• Görev süresi – bir kullanıcının bir görevi tamamlaması veya belirli bir hedefi gerçekleştirmesi için geçen süre; örneğin, web sitesindeki Yardım bölümünü veya İletişim sayfasını bulması ne kadar sürüyor gibi.

• Tamamlanan tıklama sayısı – bir kullanıcının belirli bir görevi tamamlaması için kaç tıklamaya ihtiyaç duyduğu bilgisini verir.

• Benimseme skoru –bir ürün veya hizmet için, yeni kullanıcılar ile tüm kullanıcılar arasındaki yüzdeyi verir.

• Başarı skoru – hedefe ulaşmak için belirli bir görevi veya hedefi tamamlayan kullanıcıların sayısıdır.

• Vazgeçme skoru – bir görevi tamamlamadan ayrılmayı seçen kullanıcıların yüzdesidir.

• Yükleme hızı skoru– markanın web sitesinin veya uygulamasının yüklenmesi/başlatılması için geçen süredir.

SONUÇ: “İşe müşteri deneyimi ile başlamalı ve teknolojiyi bunun etrafında kullanmalısınız. Tam tersi değil.” Steve Jobs

Referans:

Customer Experience vs User Experience: An Ultimate Guide (netsolutions.com) BY RAVNEET SINGH

NÖROPAZARLAMANIN MARKANIZI TREND YAPACAK 15 GÜÇLÜ UYGULAMA

Neuromarketing

Nöropazarlama Nasıl Kullanılır – Açıklayıcı Nöropazarlama Örnekleri

Nöropazarlamanın markaları, dolayısıyla tüketicileri nasıl etkilediğini anlamak için çeşitli uygulamalarına birlikte göz atalım.

1. Duyguları Canlandırmak için Renkleri Kullanın

Muhtemelen, doğru kullanıldığında renklerin çok etkili olabileceğini zaten biliyorsunuzdur. Bu aynı zamanda nöropazarlama çalışmalarıyla da kanıtlanmış bir gerçektir. Markanızın logosunda veya ürün ambalajınızda kullandığınız renk, tüketicilerin onları algılama biçimini etkiler. Nöropazarlama çalışmalarıyla, her tür faaliyetinizde renkleri doğru şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz.

2. Tüketici Dikkatinin Yüz ve Gözlerde Olduğunu Bilin

Markaların tanıtım faaliyetlerinde, görselliğe önem vermeleri çok olumlu bir uygulamadır. Zira beyin ve görselliğin işleyişine baktığımızda, aşağıdaki bulgulara ulaşırız:

  • Beyin bölgemizin %50’sinin görsel uyarıları işlemek için kullandığı
  • Duysal reseptörlerin %70’inin gözlerde yer aldığı
  • 1/10 saniyenin görsel uyarıyı almak için yeterli bir süre olduğu

Bu nedenle, her tür iletişim çalışmasında yüz ve özellikle görselliğe hitap edecek Marka çalışmaları kişilerin ilgisini çekmede çok etkili ön plandadır.

Ürün ya da Marka reklamlarında, tüketici dikkatinin gördüğü kişilerin özellikle yüz ve göz bölgelerine yöneldiği ve bu bölgelerden etkilendiği görülmektedir.

3. Ambalajla Müşterileri Markanıza Çekin

Ambalaj, müşterileri etkileme ve satın almada her zaman çok önemli bir rol oynar. Önemli olan ambalajın içinde ne olduğu değil, dizaynı yani şekli, renkleri, üstündeki yazılar, görseller, açıklamalar ve kullanım kolaylığıdır. Sonuç olarak, nöropazarlama çalışmaları ile hedef kitlenin ambalajla ilgili duyguları, dikkatini ne oranda çektiği, kullanıcı dostu olup olmadığı, hafızada kalıcılık, ambalajın kategori ve Markaya uygun olup olmadığı yüksek güvenilirlik oranları ile ölçümlenir.  

Yapılan EEG ile yapılan Olaya İlişkin Potansiyeller, Duygu Durum ve Göz Takip gibi nörolojik ve fizyolojik çalışmalar bizlere, tüketicilerin ambalaj konusunda gerçekten neyi sevip neyi sevmediğini göstermektedir.

Gençlerle yapılan bir Kart Tasarım çalışmasında (NeuroMark), katılımcılara alternatif kart ambalajları online olarak gösterildi ve ardından merkezi ve otonom sisteminden gelen yanıtlar kaydedildi. Ölçümlemeye katılanlarla ayrıca Derinlemesine Görüşmeler yapılarak renkler, görseller, yazılar ve dizaynlarla ilgili neler hissettikleriyle ilgili içgörüler elde edildi.

Yapılan ARAŞTIRMADA: Gençlik = Sade tasarım, tasarımda renkli (özellikle kırmızı, turuncu) küçük semboller/dokunuşlar, Profesyonellik, kalite = Sadelik, mat siyah arka plan, metalik renkler ve, küçük sembollerin istatistiksel olarak yüksek oranlarda hoşa gittiği ve işe yaradığı belirlendi. 

SONUÇLARDAN BİRKAÇI: Gençlere göre, gençliğin renklilik ama aynı zamanda sadelik ve zeka olduğu, ayrıca renk etkisine bağlı olarak, ‘lacivert/koyu mavi’ renklerin resmiyetle/güçlülükle bağdaştırıldığıdır.

4. Memnuniyet Düzeylerini Ölçün

Reklam verenler için, müşterilerinin ürünle ilgili duygusal katılımını veya uyarılmasını anlamak son derece önemlidir. Örneğin, tüketicilerin ürününüze tepki olarak hayal kırıklığı yaşadığını biliyorsanız, değiştirmeniz gereken unsurlar olduğu açıktır.

Müşteri memnuniyetini nörolojik olarak ölçümlemek kesin sonuçlara ulaşılmasını sağlar. EMONET Duygu Durum Çalışması (NeuroMark) ve Olaya İlişkin Potansiyeller (NeuroMark) ile kişilerin bir ürüne, reklama ya da gördüğü herhangi bir uyarana yanıt olarak sahip olduğu duygular  %95 üzeri güvenilirlik ile tanımlanır.

5. Etkili Reklamlarla Kampanyanızın Başarısını Sağlayın

Günümüzde, nöropazarlama çalışmalarının başarısı geleneksel Pazar Araştırma yöntemleri ile birleşmesinden geliyor. Nörolojik ölçümlemeler yani EEG çalışmaları ve fMRI görüntülemenin yardımıyla, reklamcılar insan davranışı, tüketici alışkanlıkları ve daha fazlası hakkında daha fazla bilgi edinme becerisi kazandılar.

Reklam kampanyalarını halka sunmadan önce nöropazarlama çalışmaları ile ölçümlemek artık yaygın bir uygulamadır. Yapılan birtakım çalışmalarda, katılımcılarınızın beyinlerindeki aktivitenin, müşteri temsilcinizi aramak veya web sitenizi ziyaret etmek istediklerinde daha fazla arttığını saptıyor.

6. Karar Felcinden Yararlanın

Columbia Üniversitesi, çok fazla seçeneğe sahip olmanın müşterileri heyecanlandırdığı ancak bazen de felce uğrattığını ortaya koyan bir araştırma yaptı. Örneğin, müşteriler bir rafta yan yana duran çok fazla benzer ürün görürlerse, durup bir şey seçmeleri daha zor ve uzun bir süreç almakta, bazen de herhangi bir seçim yapamadıkları görülmektedir.

Bundan çıkarabileceğiniz sonuç, çok fazla seçeneğin bunaltıcı olabileceğidir. Çeşitlilik ve çok fazla çeşitlilik arasındaki farkı anlamak için nöropazarlamayı kendi yararınıza kullanmanız çok önemlidir.

7.  Aciliyet ve Hız Yaratın – Nöropazarlama Örnekleri

Tüketicilerin ürününüzü satın almasını sağlamak için aciliyet yaratmayı muhtemelen zaten biliyorsunuzdur. Sınırlı sayıda ürün olduğunda veya sınırlı bir süre için mevcut olduğunda, insanlar kaçırmaktan korkar ve ürünü almaya karar verirler. Ancak hız ve aciliyet için başka bir kullanım daha vardır. Nöropazarlama teknolojisinden faydalanan markalar, bir süredir “bitmeden satın al” stratejisini kullanmaktadır. Zira, tüketicilerin ürününüzü satın almazlarsa bir şeyler kaybedebilecekleri gerçeğini vurgularsanız, satın almaya daha açık olacaklardır. 

Bazı şirketler güvenlik sağlamaya odaklanırken, PayPal farklı bir yöne gitmeye ve verimlilik ile hıza odaklanmaya karar verdi. Şirket bir araştırma yaptı ve rahatlığın beyni güvenlikten daha fazla harekete geçirdiğini keşfetti. Mantıklı olarak, ödeme sistemlerindeki herhangi bir güvenlik önlemi yerine hızın reklamını yapmaya başladılar. Bazen güvenlik ve emniyet yerine ürününüzün hız ve verimlilik gibi özelliklerine odaklanmak daha iyidir. Tüketiciler konfor ve rahatlığa her şeyden daha çok değer verir. Ancak önemli olan başka bir yön daha var, o da fiyat.

8. Fiyatlandırmanızda Makul Olun

Son yıllarda, ürün fiyatlaması ile ilgili bilgilerin geleneksel araştırmalarda iradi ifadelerle doğru sonuca varmadığı anlaşıldı. Bu nedenle, Fiyatlama ile ilgili karar almadan önce nöropazarlama tekniklerine  başvurmanız size büyük bir fayda sağlayacaktır.

Örneğin yapılan son nöropazarlama araştırmaları, 0,99 fiyatlandırmanın reklamcıların inandığı kadar etkili olmadığını gösteriyor.

Fiyatlandırmada yuvarlak rakamlar, duygusal karar verme söz konusu olduğunda en iyi sonucu verirken; karmaşık rakamlar, beynin mantıksal kısmı devreye girdiğinde daha dikkat çekicidir. Bunun açıklamalarından biri, karmaşık sayıların beyni daha fazla çalıştırması ve tüketicinizi karmaşık fiyatın daha mantıklı bir seçim olduğuna ikna etmesidir.

9. Çapalama ile Müşteri Bağlılığınızı Artırın

Nöropazarlama araştırmalarının ortaya çıkardığı gerçeklerden biri de çapalama kavramı. Bu, tüketicilerin aldıkları ilk bilgi parçasına odaklanma eğiliminde oldukları inancıdır, bu nedenle iletişim uzmanlarının konuyu ilk başta tüketicilerine doğru ve etkili bir biçimde aktarmaları çok önemlidir. İlk bilgi, kişinin satın alma davranışı ve kararları için temel olabilir. 

Bu nedenle, Markanın reklam videosunu hazırlamadan önce Story Board üzerinden nöropazarlama çalışması yaparak, reklamının ilettiği mesaj ve etkisi üzerinde bilgi sahibi olması çok kıymetlidir.

10. Web Sitesi Düzeni ile Harika UX’i Sağlayın

Web sitenizin düzeni, web sitenizin performansını doğrudan etkiler. Nöropazarlama teknikleri sizin için neyin en iyi olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir. The Word Point gibi web çeviri hizmetlerinin yardımıyla web sitenizi diğer dillere çevirmekten doğru renk paletini seçmeye kadar – nöropazarlama her şeyi hesaba katar.

Font ve yazı tipi boyutları gibi özellikler de önemlidir. Kullanıcı dostu web sayfası düzeni müşteriler için çok önemlidir. Genel arayüzün etkisi de büyüktür.  Örneğin, yatay tasarımlar dikey olanlardan daha az etkilidir. Bunun nedeni, sayfaları yukarıdan aşağıya okumanın, kullanıcıları daha fazla etkileşime sokması ve onları kaydırmaya devam etmesidir. 

11.   Gizli Yanıtlarla Yanlış İletişimi Önleyin

Bazen gerçek göründüğü gibi değildir ve gerçek yüzeyin altında bir yerde saklanmaktadır. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için, reklam kampanyalarından biri için anket yapan ve tüketici yanıtlarını değerlendirmek için EEG kullanılan çalışmaya kısaca bakalım:

Katılımcılara gösterilen bir reklamda, bir kadının başka birisinden intikam almak için soslu cips parçalarını o kişinin beyaz kıyafetlerini yıkadığı çamaşır makinesine attığı görülüyordu. Kalitatif gruplardan reklamın hoşa gitmediği sonucu çıktı. Reklamı izleyen katılımcılar iradi beyanlarında, muhtemelen diğer odak grup üyelerine kötü görünmemek için, bunun iyi bir şaka olmadığını ifade ettiler. Ancak aynı kişilerle yapılan EEG ölçümlemesi ise aslında tüketicilerin reklamı beğendiklerini ortaya çıkardı.

Son yıllarda yapılan Nöropazarlama çalışmaları, farkında olmadığımız tercihlerimizi ve tepkilerimizi ortaya çıkardığını gösteriyor.

12.   Test Prototipleri

Nöropazarlama örnekleri arasında bir başka harika nokta da prototip testidir. Reklam, tüketicilerin ürününüzü algılama biçimini etkilemede çok önemli bir rol oynasa da, ürün tasarımı çok önemlidir. Bu alanda bir ürünü temsil eden ve tasarımcıların tasarımı görselleştirmesi ve test etmesi için üretilmiş bir model olan ‘prototip’ gerçekten önemlidir.

Bir süre önce Hyundai tarafından, şirketin otomobil prototiplerini test etmeyi amaçlayan ünlü bir anket yapıldı. Vakada, çeşitli tasarım özelliklerine beynin verdiği yanıtları görmek için EEG kullanıldı ve katılımcıların beyin aktivitesi ölçüldü. Çalışmanın sonucunda, Hyundai araçlarının iç tasarımını tamamen değiştirmeyi tercih etti.

13.   Başlıklarla Dikkat Çekin

Başlıklar, belki de herhangi bir reklamın en önemli unsurlarından biridir. Başlıklarla ilgili gerçek tüketici bilgilerine ulaşmak için, reklamcılar nöropazarlamadan faydalanmaya başladılar.

Artık “Hipokampal Başlıklar” adı verilen popüler bir teknik kullanılıyor. Bunun anlamı, bir reklam kampanyasındaki başlıklarla kişilerin beyinlerindeki hafıza bölgesinin harekete geçirilerek, hafızada kalıcılığın sağlanmasıdır. EEG kullanılarak gerçekleştirilen Olaya İlişkin Potansiyeller (NeuroMark) çalışmasında, gösterilen uyaranların hafızada kalıcılık skorları saptanmaktadır.

Örneğin, “pratik yapmak mükemmelleştirir” ifadesini alıp “pratik yapmak Patron yapar” olarak değiştirebilirsiniz (birçok blog yazarının yaptığı gibi). Böylece hedef kitlenizin dikkatini hızlıca çekebilir ve bu sloganı kullanan ürün, marka ya da reklamın hafızalarda kalıcılığını güçlendirebilirsiniz.

14.   Sosyal Medyada Nöropazarlamayı Çok Güçlü Bir Araç Olarak Düşünün

Nöropazarlama yöntemleri sosyal medyada etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Çünkü nörolojik ve fizyolojik ölçümlemelerle sosyal medyanın etkinliği artmaktadır.  

Bazı araştırmalar duygusal bağlantıların müşteri memnuniyetinden daha etkili olduğunu ortaya koyuyor.  Sosyal medya ise hedef kitlenizle duygusal bir bağ kurmak için mükemmel bir yerdir. Örneğin Airbnb, New York pazarına girdiğinde ve Carol Williams’ın duygusal bir videosunu yayınladığında bu yöntemi kullandı.

15.   Ödül ve Cezayı Uygulayın

Günümüzde, oyun tasarım şirketleri ve oyun geliştiricileri uzun yıllardır bu taktiği kullanıyorlar. Oyunlar, genellikle oyuncuların tamamladıkları farklı eylemler için bir ödül ve cezaya sahiptir. Ödülü artırarak, oyuncuların beyinlerindeki dopamin seviyesini de arttırabilir ve oyuna geri dönmelerini sağlayabilirsiniz. Bu teknik diğer ürünler için de işe yarar, dolayısıyla bundan sadece oyun endüstrisi faydalanmaz.

Referans: 16 Powerful Neuromarketing Examples / Frank Hamilton

Simin Demiriş