2025 Yılının Rengi: Mocha Mausse ve Nöropazarlama Perspektifi

Pantone Color Institute, 2025 yılı için “Mocha Mausse” adlı kadifemsi kahverengi tonunu yılın rengi olarak belirledi. Bu seçim, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda derin bir psikolojik ve duygusal anlam taşıyor. Renklerin, kişisel ve toplumsal düzeyde nasıl algılandığı ve anlam bulduğu üzerine yapılan nöropazarlama araştırmaları, renklerin tüketici davranışları üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.

Renklerin gücü, beynimizdeki duygusal merkezlerle doğrudan ilişkilidir. Her renk, belirli bir ruh hali, his ya da atmosfer yaratabilir. Özellikle “Mocha Mausse” gibi doğal ve toprak tonları, sakinleştirici ve huzur verici bir etki yaratır. Bu kadifemsi kahverengi, zihni dinlendirirken aynı zamanda güven duygusu da uyandırır. Nöropazarlama perspektifinden bakıldığında, bu tür renkler markaların tüketiciye güven verme, sadakat oluşturma ve uzun vadeli bağ kurma stratejilerinde etkili olabilir.

Beynimiz, kahverengini sıcaklık, doğallık ve istikrarla ilişkilendirir. Bu yüzden markalar, “Mocha Mausse” gibi tonları kullanarak duygusal bağlarını güçlendirebilir ve ürünlerinin kalitesini vurgulayabilirler. Renklerin, tüketicilerin bilinçaltında olumlu bir izlenim bırakma potansiyeli, pazarlama stratejilerini şekillendiren önemli bir faktördür.

Tüketici davranışlarını anlamada nöropazarlama, rengin gücünden yararlanmanın anahtarını sunar. Renkler, sadece bir ürünün veya markanın kimliğini oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda duygusal karar alma süreçlerinde de belirleyici rol oynar. Örneğin, “Mocha Mausse” gibi doğal tonlar, ürünlere organik, kaliteli ve güvenilir bir hava katar. Bu, tüketicinin bilinçaltında, ürünün uzun ömürlü ve sağlıklı olduğuna dair bir izlenim uyandırabilir. Böylece markalar, güven duygusu yaratırken sadakat oluşturmak için renklerin psikolojik etkilerini kullanabilirler.

2025 yılının rengi “Mocha Mausse” yalnızca estetik bir trendin yansıması değildir. Bu kadifemsi kahverengi tonu, markaların duygusal bağ kurma, güven yaratma ve uzun süreli sadakat oluşturma stratejilerinde önemli bir rol oynayacaktır. Renklerin nöropazarlama üzerindeki etkisi, bireylerin bilinçaltında derin izler bırakabilecek bir güç taşır. Beynimizdeki renklerin dilini çözmek, pazarlama dünyasında başarıyı getiren anahtar olabilir. Tüketicinin algısını doğru yönlendirmek ve renklerin dinamik gücünden faydalanmak, markaların gelecekteki pazarlama stratejilerinde vazgeçilmez bir unsur olacaktır.

Referans: Psikolog Merve Altındağ

Ceylan, İ. (2015). Amblem ve logo tasarımlarında renklerin dili. Art-e Sanat Dergisi, 8(16), 314-330.

Çubuk, F. (2012). Pazarlamada uygulamaya yönelik yeni bir yaklaşım: Nöropazarlama (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Etiketler: #nöropazarlama, #nörobilim, #blog

Nöropazarlama ve Fiyat Stratejisi: Beynin Satın Alma Kararları Üzerindeki Etkisi

Fiyatlandırma, bir ürün veya hizmetin başarısında en belirleyici faktörlerden biridir. Geleneksel fiyatlandırma stratejileri genellikle maliyetler, piyasa talebi ve rekabet gibi faktörlere dayanırken, nöropazarlama bu süreci daha kapsamlı bir şekilde analiz etmeye olanak tanır. Nöropazarlama, beynimizin fiyatlara nasıl tepki verdiğini ve bu tepkilerin satın alma kararlarını nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı olan bir alandır. Fiyatlar, beynimizde yalnızca mantıklı bir değerlendirme süreci değil, aynı zamanda duygusal ve bilişsel tepkiler de oluşturur. Bu yazıda, nöropazarlamanın fiyat algısını nasıl yönlendirdiğini, beynimizin fiyatlara verdiği yanıtları ve markaların bu bilgileri pazarlama stratejilerine nasıl entegre edebileceğini inceleyeceğiz.

Beynin fiyat algısıyla nasıl çalıştığını anlamak, markaların daha etkili fiyat stratejileri geliştirmesine yardımcı olabilir. Beynin duygusal merkezleri, fiyatları bir ödül veya tehdit olarak değerlendirebilir. Yüksek fiyatlar genellikle bir tehdit olarak algılanırken, düşük fiyatlar ise bir ödül duygusu yaratabilir. Ancak bu algı, yalnızca fiyatın rakamından ibaret değildir. Bir fiyatın “yüksek” ya da “düşük” olması, tüketicinin beyin yapısına göre değişebilir. Örneğin, lüks bir markanın yüksek fiyatı, prestijli bir ödül olarak görülebilirken, başka bir marka için bu fiyat bir engel olabilir.  Tüketiciler, bir ürünün fiyatını, sağladığı değeri ile karşılaştırır. Nöropazarlama, beynin değer algısını analiz eder. Yüksek fiyatlar, beynin “değerli” algısını tetikleyebilir, ancak yalnızca doğru duygusal bağlamda. Örneğin, bir ürün yüksek fiyatına rağmen beyin tarafından “gerçekten değerli” olarak algılandığında, satın alma kararı daha olasıdır. Tüketici, fiyatın yüksekliğini bir ödül olarak görür. Fiyatlar, sosyal kimlik ve statü ile de bağlantılıdır. Beyin, belirli fiyat etiketlerini sadece ekonomik bir karar olarak değil, aynı zamanda sosyal bir belirleyici olarak da işler. Örneğin, lüks markaların yüksek fiyatları, tüketicinin çevresindeki insanlara gösterdiği sosyal durumu ve prestiji temsil eder. Bu durum, beynin ödüllendirme sistemlerini harekete geçirerek, daha yüksek fiyatlarla yapılan satın alımları teşvik edebilir.

Birçok ürün bir arada satıldığında, tüketiciler genellikle daha fazla değer algılarlar. Nöropazarlama, beynin toplu fiyatlandırmayı “fırsat” veya “değer” olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Örneğin, bir restoranın ana yemekle birlikte içecek veya tatlı sunması, tüketiciye daha fazla değer sunuyormuş gibi algılatır. Fiyat algısı, marka sadakati ile de yakından ilişkilidir. Nöropazarlama, tüketicilerin fiyatları, marka sadakati çerçevesinde değerlendirdiğini gösteriyor. Aynı markanın farklı fiyat seçenekleri sunması, tüketicinin fiyatın “uygun” olduğuna inanmasıyla birlikte, sadakat oluşturabilir.

Nöropazarlama ile markalar, sadece sayısal fiyatları değil, aynı zamanda tüketicinin beynindeki algıları yönlendirerek daha güçlü ve başarılı bir fiyatlandırma politikası oluşturabilirler. Fiyat, yalnızca bir rakam değil, aynı zamanda duygusal bir deneyim ve sosyal bir sinyaldir.

Referans: Psikolog Merve Altındağ

YILDIRIM, N. T. (2015). FİYATLANDIRMA VE İNTERNET ORTAMINDA FİYATLANDIRMA STRATEJİLERİ. Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 5(8), 10-29.

Etiketler: #nöropazarlama, #nörobilim, #blog

3 ADIMDA MARKA İMAJINI OLUŞTURMAK

Biz Araştırma Şirketlerinin başlıca amacı ‘Markaların’ değişen pazar koşullarında, müşterilerine yönelik en uygun pazarlama stratejisini; planlama, organizasyon ve kontrol bağlamında oluşturmalarına yardımcı olmaktır.

Çalıştığımız Markalar ile ilgili hedeflerimiz genel anlamda aşağıdaki gibi sıralanır:

  • Marka ve tüketici ilişkisini analiz etmek
  • Markanın (+) ve (-) değerlerini ortaya çıkarmak
  • Negatif marka algılamalarını pozitife çevirmek
  • Takım çalışmasını teşvik etmek
  • Doğru psikolojik ortamı sağlamak
  • Araştırma sonuçlarını, durum analizinden farklı olarak ileriye yönelik stratejilerin oluşturulmasında kullanmak

Bütün bu hedeflere ulaşmanın yolu Marka İmaj Araştırmasından geçer. Bu araştırma, markaların birbirlerine olan benzerlikleri nedeniyle ortaya çıkmış bir çalışmadır. Bu çalışmada, bireylere ait kişilik özelliklerinin markalara aktarılması ile markaların birbirlerinden farklılaşması yani her bir markaya ait bir imaj oluşturulması sağlanır.

Marka İmaj çalışmasının aşamalarına birlikte göz atalım:

  • Fiziksel ve Duygusal Beklentiler: Marka kişiliği oluştururken, hedef alınacak kitlenin özellikleri, ihtiyaç ve beklentilerinin iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekir. Ürünle ilgili kullanıcı beklentileri iyi analiz edildiğinde, Markanın işi çok kolaylaşmış olur. Bu beklentiler somut ve soyut olarak kategorize edilir. 
  • Serbest Çağrışım: Kullanıcıların markayı tanımlarken akıllarına ilk gelen duygular, kavramlar ortaya çıkarılır ve söz konusu ürün kategorisinde yer alan Marka için bir yol haritası hazırlanır.
  • Marka Kişiliği: Kişileştirme çalışmaları ile tüketicilerin markaya karşı hangi duyguları hissettikleri ve markayı nasıl gördükleri anlaşılır. Markanın kullanıcı gözünden güçlü ve zayıf yönleri belirlenir.   
  • Fonksiyonel Faydalar Bazında: Markanın kullanıcısına sağladığı fonksiyonel faydalar ortaya çıkarılır.
  • Duygusal Faydalar Bazında: Markayı tüketmek ya da kullanmanın, bireye hissettireceği duygular analiz edilir.
  • Sosyal Faydalar Bazında: Markanın sosyal alanda kişiye sunacağı faydalar belirlenir.
  • Tüketici Marka İlişkisi: Tüketicinin Markası ile kurduğu ilişki çok önemlidir. Bir araya geldiklerinde, tüketici markayı kendisine yakın görmeli ve hatta kişiliğiyle benzerlikler hissetmelidir. Bu ilişki modeli sağlandığında, tüketicinin marka ile kurduğu bağ güçlenerek sadakat sağlanır ve markanın hedeflerine ulaşması kolaylaşır.

3 Adımda Marka İmajı Oluşturmanın Avantajları:

1- Satışları ve pazar payını yükseltmek

  • Marka bilinirliği ile tanınırlığını sağlamak ve arttırmak
  • Potansiyel tüketiciyi satış noktalarına çekmek
  • Mevcut müşteri sadakatini sağlamak ve arttırmak
  • Daha iyi müşteri hizmetleri deneyimi sağlamak

2- İletişim hedeflerinin yaratılmasını sağlamak

  • Hedeflenen tüketici tepkisi
  • Swot Analizi
  • Marka kişiliği yani Tone of Voice
  • Marka Konumlandırması
  • Sosyal medya, Kitle iletişim araçları ve Aktiviteler

3- Çalışanlarının kalitesini yükseltmek

  • Fark yaratmak
  • Prestij kazanmak

 “Kalbe hitap eden markalar, tüketicinin hayatındaki bir ihtiyacı doldurmaktan fazlasını yapan sihri yaratır. “ David Aaker.


NÖROPAZARLAMANIN MARKANIZI TREND YAPACAK 15 GÜÇLÜ UYGULAMA

Neuromarketing

Nöropazarlama Nasıl Kullanılır – Açıklayıcı Nöropazarlama Örnekleri

Nöropazarlamanın markaları, dolayısıyla tüketicileri nasıl etkilediğini anlamak için çeşitli uygulamalarına birlikte göz atalım.

1. Duyguları Canlandırmak için Renkleri Kullanın

Muhtemelen, doğru kullanıldığında renklerin çok etkili olabileceğini zaten biliyorsunuzdur. Bu aynı zamanda nöropazarlama çalışmalarıyla da kanıtlanmış bir gerçektir. Markanızın logosunda veya ürün ambalajınızda kullandığınız renk, tüketicilerin onları algılama biçimini etkiler. Nöropazarlama çalışmalarıyla, her tür faaliyetinizde renkleri doğru şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz.

2. Tüketici Dikkatinin Yüz ve Gözlerde Olduğunu Bilin

Markaların tanıtım faaliyetlerinde, görselliğe önem vermeleri çok olumlu bir uygulamadır. Zira beyin ve görselliğin işleyişine baktığımızda, aşağıdaki bulgulara ulaşırız:

  • Beyin bölgemizin %50’sinin görsel uyarıları işlemek için kullandığı
  • Duysal reseptörlerin %70’inin gözlerde yer aldığı
  • 1/10 saniyenin görsel uyarıyı almak için yeterli bir süre olduğu

Bu nedenle, her tür iletişim çalışmasında yüz ve özellikle görselliğe hitap edecek Marka çalışmaları kişilerin ilgisini çekmede çok etkili ön plandadır.

Ürün ya da Marka reklamlarında, tüketici dikkatinin gördüğü kişilerin özellikle yüz ve göz bölgelerine yöneldiği ve bu bölgelerden etkilendiği görülmektedir.

3. Ambalajla Müşterileri Markanıza Çekin

Ambalaj, müşterileri etkileme ve satın almada her zaman çok önemli bir rol oynar. Önemli olan ambalajın içinde ne olduğu değil, dizaynı yani şekli, renkleri, üstündeki yazılar, görseller, açıklamalar ve kullanım kolaylığıdır. Sonuç olarak, nöropazarlama çalışmaları ile hedef kitlenin ambalajla ilgili duyguları, dikkatini ne oranda çektiği, kullanıcı dostu olup olmadığı, hafızada kalıcılık, ambalajın kategori ve Markaya uygun olup olmadığı yüksek güvenilirlik oranları ile ölçümlenir.  

Yapılan EEG ile yapılan Olaya İlişkin Potansiyeller, Duygu Durum ve Göz Takip gibi nörolojik ve fizyolojik çalışmalar bizlere, tüketicilerin ambalaj konusunda gerçekten neyi sevip neyi sevmediğini göstermektedir.

Gençlerle yapılan bir Kart Tasarım çalışmasında (NeuroMark), katılımcılara alternatif kart ambalajları online olarak gösterildi ve ardından merkezi ve otonom sisteminden gelen yanıtlar kaydedildi. Ölçümlemeye katılanlarla ayrıca Derinlemesine Görüşmeler yapılarak renkler, görseller, yazılar ve dizaynlarla ilgili neler hissettikleriyle ilgili içgörüler elde edildi.

Yapılan ARAŞTIRMADA: Gençlik = Sade tasarım, tasarımda renkli (özellikle kırmızı, turuncu) küçük semboller/dokunuşlar, Profesyonellik, kalite = Sadelik, mat siyah arka plan, metalik renkler ve, küçük sembollerin istatistiksel olarak yüksek oranlarda hoşa gittiği ve işe yaradığı belirlendi. 

SONUÇLARDAN BİRKAÇI: Gençlere göre, gençliğin renklilik ama aynı zamanda sadelik ve zeka olduğu, ayrıca renk etkisine bağlı olarak, ‘lacivert/koyu mavi’ renklerin resmiyetle/güçlülükle bağdaştırıldığıdır.

4. Memnuniyet Düzeylerini Ölçün

Reklam verenler için, müşterilerinin ürünle ilgili duygusal katılımını veya uyarılmasını anlamak son derece önemlidir. Örneğin, tüketicilerin ürününüze tepki olarak hayal kırıklığı yaşadığını biliyorsanız, değiştirmeniz gereken unsurlar olduğu açıktır.

Müşteri memnuniyetini nörolojik olarak ölçümlemek kesin sonuçlara ulaşılmasını sağlar. EMONET Duygu Durum Çalışması (NeuroMark) ve Olaya İlişkin Potansiyeller (NeuroMark) ile kişilerin bir ürüne, reklama ya da gördüğü herhangi bir uyarana yanıt olarak sahip olduğu duygular  %95 üzeri güvenilirlik ile tanımlanır.

5. Etkili Reklamlarla Kampanyanızın Başarısını Sağlayın

Günümüzde, nöropazarlama çalışmalarının başarısı geleneksel Pazar Araştırma yöntemleri ile birleşmesinden geliyor. Nörolojik ölçümlemeler yani EEG çalışmaları ve fMRI görüntülemenin yardımıyla, reklamcılar insan davranışı, tüketici alışkanlıkları ve daha fazlası hakkında daha fazla bilgi edinme becerisi kazandılar.

Reklam kampanyalarını halka sunmadan önce nöropazarlama çalışmaları ile ölçümlemek artık yaygın bir uygulamadır. Yapılan birtakım çalışmalarda, katılımcılarınızın beyinlerindeki aktivitenin, müşteri temsilcinizi aramak veya web sitenizi ziyaret etmek istediklerinde daha fazla arttığını saptıyor.

6. Karar Felcinden Yararlanın

Columbia Üniversitesi, çok fazla seçeneğe sahip olmanın müşterileri heyecanlandırdığı ancak bazen de felce uğrattığını ortaya koyan bir araştırma yaptı. Örneğin, müşteriler bir rafta yan yana duran çok fazla benzer ürün görürlerse, durup bir şey seçmeleri daha zor ve uzun bir süreç almakta, bazen de herhangi bir seçim yapamadıkları görülmektedir.

Bundan çıkarabileceğiniz sonuç, çok fazla seçeneğin bunaltıcı olabileceğidir. Çeşitlilik ve çok fazla çeşitlilik arasındaki farkı anlamak için nöropazarlamayı kendi yararınıza kullanmanız çok önemlidir.

7.  Aciliyet ve Hız Yaratın – Nöropazarlama Örnekleri

Tüketicilerin ürününüzü satın almasını sağlamak için aciliyet yaratmayı muhtemelen zaten biliyorsunuzdur. Sınırlı sayıda ürün olduğunda veya sınırlı bir süre için mevcut olduğunda, insanlar kaçırmaktan korkar ve ürünü almaya karar verirler. Ancak hız ve aciliyet için başka bir kullanım daha vardır. Nöropazarlama teknolojisinden faydalanan markalar, bir süredir “bitmeden satın al” stratejisini kullanmaktadır. Zira, tüketicilerin ürününüzü satın almazlarsa bir şeyler kaybedebilecekleri gerçeğini vurgularsanız, satın almaya daha açık olacaklardır. 

Bazı şirketler güvenlik sağlamaya odaklanırken, PayPal farklı bir yöne gitmeye ve verimlilik ile hıza odaklanmaya karar verdi. Şirket bir araştırma yaptı ve rahatlığın beyni güvenlikten daha fazla harekete geçirdiğini keşfetti. Mantıklı olarak, ödeme sistemlerindeki herhangi bir güvenlik önlemi yerine hızın reklamını yapmaya başladılar. Bazen güvenlik ve emniyet yerine ürününüzün hız ve verimlilik gibi özelliklerine odaklanmak daha iyidir. Tüketiciler konfor ve rahatlığa her şeyden daha çok değer verir. Ancak önemli olan başka bir yön daha var, o da fiyat.

8. Fiyatlandırmanızda Makul Olun

Son yıllarda, ürün fiyatlaması ile ilgili bilgilerin geleneksel araştırmalarda iradi ifadelerle doğru sonuca varmadığı anlaşıldı. Bu nedenle, Fiyatlama ile ilgili karar almadan önce nöropazarlama tekniklerine  başvurmanız size büyük bir fayda sağlayacaktır.

Örneğin yapılan son nöropazarlama araştırmaları, 0,99 fiyatlandırmanın reklamcıların inandığı kadar etkili olmadığını gösteriyor.

Fiyatlandırmada yuvarlak rakamlar, duygusal karar verme söz konusu olduğunda en iyi sonucu verirken; karmaşık rakamlar, beynin mantıksal kısmı devreye girdiğinde daha dikkat çekicidir. Bunun açıklamalarından biri, karmaşık sayıların beyni daha fazla çalıştırması ve tüketicinizi karmaşık fiyatın daha mantıklı bir seçim olduğuna ikna etmesidir.

9. Çapalama ile Müşteri Bağlılığınızı Artırın

Nöropazarlama araştırmalarının ortaya çıkardığı gerçeklerden biri de çapalama kavramı. Bu, tüketicilerin aldıkları ilk bilgi parçasına odaklanma eğiliminde oldukları inancıdır, bu nedenle iletişim uzmanlarının konuyu ilk başta tüketicilerine doğru ve etkili bir biçimde aktarmaları çok önemlidir. İlk bilgi, kişinin satın alma davranışı ve kararları için temel olabilir. 

Bu nedenle, Markanın reklam videosunu hazırlamadan önce Story Board üzerinden nöropazarlama çalışması yaparak, reklamının ilettiği mesaj ve etkisi üzerinde bilgi sahibi olması çok kıymetlidir.

10. Web Sitesi Düzeni ile Harika UX’i Sağlayın

Web sitenizin düzeni, web sitenizin performansını doğrudan etkiler. Nöropazarlama teknikleri sizin için neyin en iyi olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir. The Word Point gibi web çeviri hizmetlerinin yardımıyla web sitenizi diğer dillere çevirmekten doğru renk paletini seçmeye kadar – nöropazarlama her şeyi hesaba katar.

Font ve yazı tipi boyutları gibi özellikler de önemlidir. Kullanıcı dostu web sayfası düzeni müşteriler için çok önemlidir. Genel arayüzün etkisi de büyüktür.  Örneğin, yatay tasarımlar dikey olanlardan daha az etkilidir. Bunun nedeni, sayfaları yukarıdan aşağıya okumanın, kullanıcıları daha fazla etkileşime sokması ve onları kaydırmaya devam etmesidir. 

11.   Gizli Yanıtlarla Yanlış İletişimi Önleyin

Bazen gerçek göründüğü gibi değildir ve gerçek yüzeyin altında bir yerde saklanmaktadır. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için, reklam kampanyalarından biri için anket yapan ve tüketici yanıtlarını değerlendirmek için EEG kullanılan çalışmaya kısaca bakalım:

Katılımcılara gösterilen bir reklamda, bir kadının başka birisinden intikam almak için soslu cips parçalarını o kişinin beyaz kıyafetlerini yıkadığı çamaşır makinesine attığı görülüyordu. Kalitatif gruplardan reklamın hoşa gitmediği sonucu çıktı. Reklamı izleyen katılımcılar iradi beyanlarında, muhtemelen diğer odak grup üyelerine kötü görünmemek için, bunun iyi bir şaka olmadığını ifade ettiler. Ancak aynı kişilerle yapılan EEG ölçümlemesi ise aslında tüketicilerin reklamı beğendiklerini ortaya çıkardı.

Son yıllarda yapılan Nöropazarlama çalışmaları, farkında olmadığımız tercihlerimizi ve tepkilerimizi ortaya çıkardığını gösteriyor.

12.   Test Prototipleri

Nöropazarlama örnekleri arasında bir başka harika nokta da prototip testidir. Reklam, tüketicilerin ürününüzü algılama biçimini etkilemede çok önemli bir rol oynasa da, ürün tasarımı çok önemlidir. Bu alanda bir ürünü temsil eden ve tasarımcıların tasarımı görselleştirmesi ve test etmesi için üretilmiş bir model olan ‘prototip’ gerçekten önemlidir.

Bir süre önce Hyundai tarafından, şirketin otomobil prototiplerini test etmeyi amaçlayan ünlü bir anket yapıldı. Vakada, çeşitli tasarım özelliklerine beynin verdiği yanıtları görmek için EEG kullanıldı ve katılımcıların beyin aktivitesi ölçüldü. Çalışmanın sonucunda, Hyundai araçlarının iç tasarımını tamamen değiştirmeyi tercih etti.

13.   Başlıklarla Dikkat Çekin

Başlıklar, belki de herhangi bir reklamın en önemli unsurlarından biridir. Başlıklarla ilgili gerçek tüketici bilgilerine ulaşmak için, reklamcılar nöropazarlamadan faydalanmaya başladılar.

Artık “Hipokampal Başlıklar” adı verilen popüler bir teknik kullanılıyor. Bunun anlamı, bir reklam kampanyasındaki başlıklarla kişilerin beyinlerindeki hafıza bölgesinin harekete geçirilerek, hafızada kalıcılığın sağlanmasıdır. EEG kullanılarak gerçekleştirilen Olaya İlişkin Potansiyeller (NeuroMark) çalışmasında, gösterilen uyaranların hafızada kalıcılık skorları saptanmaktadır.

Örneğin, “pratik yapmak mükemmelleştirir” ifadesini alıp “pratik yapmak Patron yapar” olarak değiştirebilirsiniz (birçok blog yazarının yaptığı gibi). Böylece hedef kitlenizin dikkatini hızlıca çekebilir ve bu sloganı kullanan ürün, marka ya da reklamın hafızalarda kalıcılığını güçlendirebilirsiniz.

14.   Sosyal Medyada Nöropazarlamayı Çok Güçlü Bir Araç Olarak Düşünün

Nöropazarlama yöntemleri sosyal medyada etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Çünkü nörolojik ve fizyolojik ölçümlemelerle sosyal medyanın etkinliği artmaktadır.  

Bazı araştırmalar duygusal bağlantıların müşteri memnuniyetinden daha etkili olduğunu ortaya koyuyor.  Sosyal medya ise hedef kitlenizle duygusal bir bağ kurmak için mükemmel bir yerdir. Örneğin Airbnb, New York pazarına girdiğinde ve Carol Williams’ın duygusal bir videosunu yayınladığında bu yöntemi kullandı.

15.   Ödül ve Cezayı Uygulayın

Günümüzde, oyun tasarım şirketleri ve oyun geliştiricileri uzun yıllardır bu taktiği kullanıyorlar. Oyunlar, genellikle oyuncuların tamamladıkları farklı eylemler için bir ödül ve cezaya sahiptir. Ödülü artırarak, oyuncuların beyinlerindeki dopamin seviyesini de arttırabilir ve oyuna geri dönmelerini sağlayabilirsiniz. Bu teknik diğer ürünler için de işe yarar, dolayısıyla bundan sadece oyun endüstrisi faydalanmaz.

Referans: 16 Powerful Neuromarketing Examples / Frank Hamilton

Simin Demiriş